<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mehmet Akif Ersoy &#187; Yeni Yüzyılın Işığında Mehmet Akif Ersoy</title>
	<atom:link href="http://www.mehmedakifersoy.com/tag/yeni-yuzyilin-isiginda-mehmet-akif-ersoy/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehmedakifersoy.com</link>
	<description>Vatan Şairimiz...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 06 Jan 2010 20:41:16 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yeni Yüzyılın Işığında Mehmet Akif Ersoy</title>
		<link>http://www.mehmedakifersoy.com/yeni-yuzyilin-isiginda-mehmet-akif-ersoy</link>
		<comments>http://www.mehmedakifersoy.com/yeni-yuzyilin-isiginda-mehmet-akif-ersoy#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jan 2008 03:50:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>intibah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[akif ersoyun İNSAN anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[bir milletin anlından boşanşın ter]]></category>
		<category><![CDATA[ecdadını inkar edemem mehmed akif ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[ey insan fakat bilsen mehmet akif şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[gece gündüz uyurdu mehmet akif]]></category>
		<category><![CDATA[Haberdâr olmamışsın kendi zâtından da hâlâ sen]]></category>
		<category><![CDATA[m. akif ersoyun tevekkül ile ilgili şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[M.A. ersoy büyük bir devlet adamı?]]></category>
		<category><![CDATA[m.akif ersoyun insan şiirini yorumlayanlar]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy hangi yüzyılda yaşamış]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy konuları]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy nasıl bir insandı]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun bakış açısı nasıldır]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun batıya bakışı]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun dünya görüşü]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun ede]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun hayata bakış açısı]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Akif Ersoyun hayatı çok kısa olmasın]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun içinde afrika kelimesi geçen şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun insan görünüşü]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun insana bakışı]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun insanlığa bakış açısı]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun karşılastıgı bir sorunu ve cozumu]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun karşılaştığı sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun öğüt verici şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun şiire bakış açısı]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun siyasi ve kültürel olayları]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun topluma hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun uğraştıgı iş]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun yaşadığı olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet akif ersoyun yaşama bakış açısı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun yaşamda karşılaştığı sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun zihniyet anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif islamiyet üzerine eleştiriler]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif tarihe bakışı]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif te vatan konulu şiirler bul]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akife eleştiriler]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akife yapılan tenkitler]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akifin batılılaşma görüşü]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akifin sosyal tercihleri]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akifin vatan anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[oriyantalizm]]></category>
		<category><![CDATA[yeni neslin tembellik problemi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Yüzyılın Işığında Mehmet Akif Ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[yeniler istiyor diye ecdadını inkar edemem mehme akif ersoy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmedakifersoy.com/yeni-yuzyilin-isiginda-mehmet-akif-ersoy/</guid>
		<description><![CDATA[ 

     Yeni bir asrın başlarında, kültürel entegrasyon ile millî  değerlerin farklı bakış açılarına göre yorumlandığı bir zamanda; tarihlerin  yazmadığı ihtiyaçlar ile hemhâl olan insanlık, binlerce ufku birden açmaya  çalışan tecessüslerle meşguldür. Bu noktada, Mehmet Âkif ve Safâhat, çok çeşitli  açılardan incelenebilir. Özellikle tedriç ve tekâmül fikrini temsil eden Safâhat  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<dl> </dl>
<dl>
<dt><font size="2"><font face="Verdana">     Yeni bir asrın başlarında, kültürel entegrasyon ile millî  değerlerin farklı bakış açılarına göre yorumlandığı bir zamanda; tarihlerin  yazmadığı ihtiyaçlar ile hemhâl olan insanlık, binlerce ufku birden açmaya  çalışan tecessüslerle meşguldür. Bu noktada, Mehmet Âkif ve Safâhat, çok çeşitli  açılardan incelenebilir. Özellikle tedriç ve tekâmül fikrini temsil eden Safâhat  adlı eser, 1911- 1930 yılları arasında Türk toplumunun hemen bütün meselelerini  az veya çok aksettiren bir ayna hüviyetindedir.</font></font> </dt>
</dl>
<dl> </dl>
<dl>
<dd>   <span id="more-27"></span></dd>
<dt><font size="2"><font face="Verdana">Biz burada, konuyu üç temel mesele etrafında  yorumlamaya çalışacağız.</font></font> </dt>
</dl>
<dl>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">1. Safâhat’ta, hangi kültüre, hangi  milliyete ve hangi dine mensup olursa olsun, her türlü sıfattan, her türlü  özellikten öte “insan” olabilmenin temel kıstasları aranmıştır. Bu tercih, ferdî  plânda ve iç dünyada her insanın zaman zaman yaşadığı muhasebe ve murakabe  fikriyle özdeş kabul edilebilir.</font></normal> </font></dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">2. Toplum plânında, Türkiye’nin,  Türk cemiyetinin ve Türk devletinin karşılaştığı meseleler ele alınmıştır. Buna  iç problemler demek mümkündür; buna bağlı olarak bugün de karşı karşıya  olduğumuz dış problemler işlenmektedir. </font></normal></font></dt>
</dl>
<dl>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">3. Her iki problemin ortak  noktalarını taşıyan ve bu mânâda bir kesişme noktası sayabileceğimiz  Batılılaşma, Batılı Bir İnsan ve Batılı Bir Devlet Olma, Muasır Medeniyet  Seviyesine Yükselme fikri üzerinde durulmuştur.</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Bu meseleler, şu şekilde  yorumlanabilir:</font></normal></font>  </dt>
<dd>
</dd>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana"><strong>1. İNSAN:</strong> Bu konu, Safâhat’ın birçok sayfasında  işlenmiştir. İNSAN şiirinde Âkif şöyle söyler:</font></normal></font> </dt>
</dl>
<dl>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Haberdâr olmamışsın kendi zâtından  da hâlâ sen</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">“Muhakkar bir vücûdum!” dersin ey  insan, fakat bilsen</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Senin mâhiyyetin hattâ meleklerden  ulvîdir:</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Avâlim sende pinhandır, cihanlar  sende matvîdir</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</font></normal>  </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Edîb-i Kudret’in beytül-kasîd-i  şi’ri  olmuşsun</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Hakîm-i Fıtrat’ın bir anlaşılmaz  sırrı olmuşsun</font></normal></font> </dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Bu insan:</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">“Eşer âmâkı, izler, keşfeder edvâr-ı  hilkatten</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Deşer âfâkı, bir şeyler sezer  esrâr-ı kudretten.”(Safâhat, 7. kitap, Alınlar Terlemeli)</font></normal></font>  </dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Her fert, bu dünyada eşya ve olaylar  karşısındaki tavrını dünya görüşüne göre belirlemeli, öncelikle kendi vicdanında  hakkını ve haddini tâyin etmelidir. Bu husus, karşılaşılan duruma göre çeşitli  tavırlar aldığımız şu global dünyanın tercihlerine ilk bakışta uymuyormuş gibi  görünebilir. Ancak, karşılaşılan farklı tercihler sebebiyle insanların nasıl  tekâmül ettiği, nasıl bir entegrasyon yaşadığı ve uyumlar sergilemeye başladığı,  bizim gibi düşünmeyenlerle kurduğumuz dostluklardan  anlaşılabilir.</font></normal></font> </dt>
</dl>
<dl>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Âkif’e göre, kitap okumak, başka  ülkeler görmek, diğer milletlerin kültürlerini öğrenmeye çalışmak, çok büyük bir  kazançtır. O, hem batı toplumunu hem de doğu toplumunu bu gözle okumaya  çalışırdı. Farklı düşüncenin kavga sebebi olduğu bir kabul, onun için  ilkelliktir; Âkif’ e göre, farklı düşünceler ile zenginleşerek insanın fert  bazında anlayışını, idrâkini yükseltmeye çalışması, işte o  medeniyettir.</font></normal></font> </dt>
</dl>
<dl>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Tek tek kişiler, ufuk yakalayamazsa,  birikimlerini sosyal hayatta fonksiyonel olarak kullanamazsa; ihtiras tanımı  yapamazlarsa; amaç ve mâhiyet konusunda ferdî ve mahşerî vicdânı  oluşturamazlarsa, gelişme olamaz. Âkif’e göre madalyonun iki yönü vardır. Her  insan bilmelidir ki, bu dünyada yaşanan her şeyin bir de âhiret görüntüsü ile  karşılaşılacaktır. Serâpâ “İnsan” olabilmek, ferdî vicdanın, hem sosyal  hayattaki sorumlulukları idrak edebilmesi ile hem de ölüm fikrinin hayat ile  muvazenesi sâyesinde kurulabilir. Bu muvazenenin ögeleri, evrensel ahlâk  kurallarıdır. Bu kuralları, hemen herkes bilir.</font></normal></font>  </dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Ferdî plân, daha başka örneklerle de  açılabilir; ancak, bunu toplum plânındaki olaylarla anlamaya çalışmak, daha  somut ölçülere ulaşmayı sağlayacaktır.</font></normal></font> </dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana"><strong>2. CEMİYETİN  MESELELERİ:</strong> Türk Milleti’ni ilgilendiren meselelerin başında iç  problemlerimiz gelmektedir. Bu problemlerin bir ucu, belki de başlangıcı fert  plânındaki ârızalardır. Millî gücü, bütünlüğü bozan, atâlet, tembellik; iç  çekişme, sen-ben kavgası, bu ârızaların başında gelmektedir. Bu başlangıç,  cemiyet içindeki güvensizliği doğurmaktadır. Türk milleti, on dokuzuncu asırdan  bu yana iyice belirginleşen bir ara nesil psikolojisi yaşamaktadır. Doğulu ve  batılı olmayan, kültürel kimliğini, millî şahsiyetini ana kavramlar ile  anlatamayan ve mukaddeslerini korumak üzere harekete geçemeyen bir nesil, ara  nesil olmak lâzım gelir.</font></normal></font> </dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">“ Bir değil mahvedilen devlet-i  İslâmiyye</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Girdiler aynı siyâsetle bütün  makbereye</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Girmeden tefrika bir millete, düşman  giremez;</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Toplu vurdukça yürekler, onu top  sindiremez.”</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">(Safâhat, 2. kitap, Süleymâniye  Kürsüsünde)</font></normal> </font></dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">“Ecdâdını zannetme, asırlarca  uyurdu;</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Nerden bulacaktın o zaman eldeki  yurdu?</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Üç kıt’ada yer kanayan izleri  şâhit</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Dinlenmedi bir gün o büyük nesl-i  mücâhit</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Alemde tevekkül demek olsaydı  atâlet</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Mirâs-ı diyânetle yaşar mıydı bu  millet</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</font></normal>  </font> </dt>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Müstakbeli bul, sen de koşanlarla  bir ol da</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Mâziyi, fakat yıkmaya kalkışma bu  yolda</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Ahlâfa döner, korkarım, eslâfa  hücûmu</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Mâzîsi yıkık bir milletin âtîsi olur  mu?</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">(Safâhat, 7. kitap, Azimden Sonra  Tevekkül)</font></normal></font> </dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Safâhat’ın ikinci kitabı olan  Süleymâniye Kürsüsünde adlı uzun şiirde hemen bütün kavramlar, bir millet olmak  fikrinin etrafında değerlendirilmiştir. Bu noktada öne çıkan kavram “mâhiyet-i  rûhiyye” dir. Milletin rûhî mâhiyeti ne ise, onun çizgisinde, ilim, sanat,  teknik ve fen öğrenilmeli, uygulanmalıdır.</font></normal> </font></dt>
</dl>
<dl>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Âkif için, millî hasletleri olmayan  insanlara güvenilmez. İlmi olmayan iman ve imanı olmayan bir ilim, işe yaramaz.  Olaylar, Allah korkusu ile hizmet anlayışı arasında irdelenmeden, yanlışlara  tedbir bulunmaz, onlardan ibret alınmaz.</font></normal> </font></dt>
</dl>
<dl>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Fatih Kürsüsünde adlı Dördüncü  Safâhat, yine millet konusuna ayrılmıştır. Milleti, ilim ve fen kurtaracaktır,  çalışmak kurtaracaktır, mâhiyeti rûhiyye’nin iyi anlaşılması kurtaracaktır.  </font></normal></font></dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Burada Melekût, insanoğluna şöyle  seslenir:</font></normal> </font></dt>
</dl>
<dl>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Unutma kendini, hem bilmiş ol ki ey  insan,</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Müebbeden kalacak hilkatin esası  nihan.</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</font></normal>  </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Saray-ı vahdetimin durma karşısında,  çekil!</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Çekil de feyz-i mübînimle tâ ezelden  sana</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Musahhar eylediğim bir cihânın  ortasına</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Atıl&#8230; Fezâyı dolaş, âsumâna çık,  yere in;</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Lisân-ı gaybım olan beyyinât-ı  hikmetimin,</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Vücûdu inleten âheng-i yek-meâlini  duy!</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Düşünme. haydi şu âheng-i  sermediyyete uy</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Bekaayı hak tanıyan, sa’yi vazîfe  bilir</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Çalış, çalış ki, bekaa sa’y olursa  hak edilir.” </font></normal></font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">(Safâhat, 4. kitap, Vâiz Kürsüde  adlı şiir)</font></normal> </font> </dt>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Çalış dedikçe şerîat, çalışmadın,  durdun</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Onun hesâbına birçok hurâfe  uydurdun</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Sonunda bir de tevekkül sokuşturup  araya</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Zavallı dini çevirdin onunla  maskaraya!” </font></normal></font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">(Safâhat, 4. kitap)</font></normal>  </font></dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">“Bu cihetten hani hiç yılmasın oğlum  gözünüz</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Sade Garb’ın, yalınız ilmine dönsün  yüzünüz</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">O çocuklarla berâber, gece gündüz,  didinin</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Giden üç yüz senelik ilmi sık elden  edinin.</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Yarının ilmi nedir, halbuki gâyet  müdhiş</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Maddenin kudret-i zerriyyesidir  uğraştığı iş” </font></normal></font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">(Safâhat, 6. kitap, Asım’  dan)</font></normal> </font></dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">“Bu hürriyet, bu hak, bizden bugün  âheng-i sa’y ister</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Nedir üç dört alın? Bir yurdun  alnından boşansın ter.”</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">(Safâhat, 7. kitap, Alınlar  Terlemeli)</font></normal> </font> </dt>
<dd>
</dd>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">“Ne  irfandır ahlâka yükseklik, ne vicdandır</font></normal> </font><br />
<font size="2"><normal><font face="Verdana">Fazîlet hissi insanlarda Allah  korkusundandır</font></normal> </font></dt>
</dl>
<dl>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Yüreklerden çekilmiş farz edilsin  havf-ı Yezdân’ın</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Ne irfânın kalır te’siri kat’iyyen,  ne vicdânın”</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">(Safâhat, 5. kitap, “Ey müslümanlar,  Allah’tan nasıl korkmak lâzımsa öylece korkunuz!.” </font></normal></font><font size="2"><normal><font face="Verdana">meâlindeki âyet  yorumlanırken.)</font></normal> </font></dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Beşinci Kitap, Hatıralar, dış  ülkelere, batıya ve yine eğitime ait konularla örülmüştür. Eğitim ordusu, âlim  ordusu, devlet adamı ve milletin diğer evlatları&#8230; Ülkeleri için  çalışacaklardır. Burada da fonksiyonel olmak fikri, çok önemli bir gerek şart  olarak ileri sürülmüştür. Altıncı Kitap, Âsım bölümünde, nesiller üzerinde  durulur. Şimdiki dilde, jenerasyon&#8230; Bir ara nesil değil, Âsım’ın Nesli&#8230; Eğer  bu neslin zemîni inşâ edilemezse, fazilet hissini yitirmiş güçler, teknikler ve  medeniyetler, tek dişi kalmış canavar hâline dönecektir.</font></normal></font>  </dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Buna karşı çözümler arayan  mütefekkirlerin, devlet adamlarının, bilim adamlarının, kısaca aydınların hem  birbirleriyle hem de halkla anlaşamaması üzeri önemle çizilmesi gereken bir  husustur. Âkif’e göre, bir arada yaşayan insanlar birbirlerini anlamıyor,  birbirlerini dinlemiyor ve insana saygı duyulmuyor&#8230; Belki genelleştirmek  yanlıştır ama, günümüzde de bu tür örnekleri görmek, maalesef, özel bir çabayı  gerektirmemektedir.</font></normal> </font> </dt>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Hakîkaten, birbirimizi  anlamıyoruz.</font></normal> </font></dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">“Mütefekkirleriniz anlamıyorlar  sanırım</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Mütefekkirleriniz dini de hiç  anlamamış&#8230;&#8230;.</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">(Safâhat, 2. kitap, Süleymâniye  Kürsüsünde)</font></normal> </font> </dt>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">“&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.  beşerin</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Dâima koştuğu son maksada yükselmek  için</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Tutacak silsile akvâma değildir hep  bir</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Belki her millet için ancak, o  mâhiyyettir</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Ki kopar kendisinin rûh-ı  umûmîsinden</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Şimdi bir kavmin içinden mütefekkir  geçinen</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Zümre evvelce bu mâhiyyeti takdîr  ederek</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. “</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">(Safâhat, 2. kitap, Süleymâniye  Kürsüsünde)</font></normal> </font></dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Türkiye’de çok büyük gelişmeler  olmuştur. Bunlar inkâr edilemez. Karanlık bir tablo çizmek de ümitlerimizi  kırar. Tabloya karanlık gözle değil, çözüm gözüyle bakılmalıdır. Parlementer  sistem içinde; siyâsî partiler, dernekler, meslekî örgütler ve sâir demokratik  kuruluşlar; üniversiteler; ekonomiyi düzenleyen müesseseler; yasama-yürütme ve  yargı organları; gerek resmî gerekse özel basın yayın kuruluşları, demokratik  çizgide buluşmalıdır. Birbirimizi anlamak, birbirimizi dinlemek, parlementomuzu,  başta üniversite olmak üzere eğitim kurumlarımızı, ordumuzu, mâbetlerimizi,  meslek örgütlerinihem birbiriyle hem de halkın pazarı, çarşısı ve  kıraathânesiyle, camisiyle kilisesiyle, düğünü ile bayramı ile uyum sağlayacak  bir hâle getirmek, münevverlerimizin temel meselesidir. Âkif’in eserleri, bu  bakımdan ibret verici sahnelerle doludur.</font></normal> </font></dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Tarihi yaşarken öğrenememek, hep  gecikmiş bilgilerle tarihî gelişmeyi takip etmek, son iki asırdır Türk  münevverinin çok büyük bir problemi hâline gelmiştir. Bu eksiklik, çağı  yakalayamamak diyebileceğimiz bir kötü sonucu doğurur.</font></normal> </font> </dt>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Zamanımızda hangi İslâm ülkesini  gösterebilirsiniz ki, bu ülke geri kalmış, iktisâdî yetersizlik içinde bunalmış  ve kimlik bunalımı yaşamış olmasın! Zengin gibi görünen ve halkı müslüman olan  bazı ülkeler de bile, aynı problemleri görmek mümkündür.</font></normal>  </font></dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Belli ki, dini, İslâmiyet’i doğru  anlayamamak, çok önemli bir kusurdur. Âkif’in eserlerinde bu mesele, en çok  eleştiri getirilen bir konudur. Mehmet Âkif’in tenkitleri, sosyal yaralar  üzerinde, idârî meseleleri de kapsayan bir kolleksiyon oluşturmaktadır; bu  eleştiriler, İslâmiyet ile ilgili konularda şiddetini artırır. Dini doğru  anlayamamak; dine karşı ön yargılı davranmak; yanlış bir kadercilik anlayışını  din gibi kabul etmek, eleştiriye uğrayan tercihlerdir.</font></normal></font>  </dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">“Müslümanlık nerde! Bizden geçmiş  insanlık bile&#8230;</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Alem aldatmaksa maksad, aldanan yok  nâfile!</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Kaç hakîki müslüman gördümse, hep  makberdedir;</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Müslümanlık bilmem ammâ, gâliba  göklerdedir!”</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">(Safâhat, 5. kitap, “Kim  müslümanların</font></normal></font><font face="Verdana" size="2"> d</font><font size="2"><normal><font face="Verdana">erdini kendine mâl etmezse onlardan  değildir.”</font></normal> </font><font size="2"><normal><font face="Verdana">hadîs-i şerîf’i yorumlanırken.)</font></normal> </font></dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">“Müslümanlık, huy güzelliğinden,  akıl parlaklığından ibârettir.”</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">“O iman kuvvet ihzârıyla  emretmişti&#8230; </font></normal></font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Lâkin biz Tevekkelnâ (Allah’a  tevekkül ettik) deyip yattık da kaldık böyle en âciz!</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">O iman, farz-ı kat’îdir diyor  tahsili irfânın Ne câhil kavmiyiz biz müslümanlar, şimdi  dünyânın!</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</font></normal>  </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Demek İslâm’ın ancak nâmı kalmış  müslümanlarda</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Bu yüzdenmiş, demek, hüsrân-ı millî  son zamanlarda.” </font></normal></font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">(Safâhat, 5. kitap)  </font></normal></font></dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">“Mütefekkirleriniz dini de hiç  anlamamış</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Rûh-ı İslâm’ı telâkkîleri gâyet  yanlış</font></normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Sanıyorlar ki: terakkîye tahammül  edemez</font></normal> </font> </dt>
<dt><font face="Verdana" size="2"><normal>Asrın âsâr-ı kemâliyle tekâmül  edemez.”</normal> </font> </dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">(Safâhat, 2. kitap, Süleymâniye  Kürsüsünde)</font></normal> </font></dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Âkif’e göre Kur’ân-ı Kerîm, en çok,  câmilerde, mezarlıklarda, hastaların ve ölülerin başında okunuyorsa, toplumun  meselelerini çözmek için ondan faydalanılamıyorsa, bu yanlıştır. Kitap, sünnet,  icmâ-i ümmet ve kıyâsı fukaha, sosyal hayatın ihtiyaçlarına göre  yorumlanmalıdır. Bu meseleler ile ilgili olarak örnekleri, hemen hepimiz günlük  hayatımızdan verebiliriz.</font></normal></font> </dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana"><strong>3. DIŞ ÜLKELER :</strong>  Âkif’in üzerinde önemle durduğu meselelerin bir diğeri de dış ülkelerle olan  ilişkilerimizdir. Kafkaslar, Balkanlar ve Orta-doğu üçgeni başta olmak üzere;  Kuzey Afrika, Orta-Asya, İran, Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri, Safâhat’ın  mısralarında yorumlanmıştır. Günümüzde bu ülkeler ve daha başka dış ülkeler ile  ilgili olarak hazırlanmış senaryolarımız, muhtemel olaylar karşısında fizibilite  çalışmalarımız yahut bu ülkelerin sosyal ve kültürel değerlerine ait olarak  kurulmuş resmî ve özel enstitülerimiz yok denecek kadar azdır. Dış ülkelerdeki  Türkoloji, Altaistik, Oriyantalizm enstitüleri ne tür bilimsel çalışmalar  yapıyorlarsa, Türkiye’de de buna benzer resmî ve özel enstitüler; think tank adı  verilen bilgi bankaları âcilen kurulmalıdır. Günümüzde özellikle Balkanlar,  Kafkaslar ve Orta-Doğu üçgenindeki medeniyet senaryoları, siyâsî kurgular ile  devletleri ve halkları derinden etkilemektedir. Bu husus, belki de, çağı  yakalamak ve tarihi yaşarken öğrenmekle birlikte  düşünülmelidir.<o:p></o:p></font></normal> </font></dt>
</dl>
<dl>
<dd>
</dd>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Şu anda bütün resmî ve özel  dikkatler, Avrupa Topluluğu girişimine çevrilmiş gibi görünmektedir. Gerçekten  de batılılaşma serüveni, yeni bir döneme girmiş ve Âkif’in bilimsel çalışma  noktasında gösterdiği hedef, bize çok yakınlaşmıştır. Pek tabiîdir ki, bilim, şu  anda batıdadır. Mehmet Âkif’in, atomu târif eden mısralarından tutunuz da,  toplumun problemlerini ve özellikle kültürel entegrasyonu yorumlayan şiirlerine  kadar hemen her fırsatta, meseleleri bilimsel çalışmanın ışığında çözme teklifi,  evrensel bir anlayış olarak, genel doğruların başında düşünülmelidir.<o:p> Bu  düşünceleri şöyle sonuçlandırabiliriz:</o:p></font></normal></font> </dt>
</dl>
<dl>
<dd>
</dd>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Günümüzde, yeni bir bin yılın  eşiğindeyiz. Bu zamanda, hem milletimizin, hem de bütün insanlığın birikimleri  yeni bir bakış açısıyla değerlendirilmektedir. Biz, Mehmet Akif Ersoy’un  vesilesiyle tekrar ederiz ki, öncelikle, doğum ve ölüm sınırları ile yaşanan  hayat murakabe edilmelidir. İnsan olmanın, insan olabilmenin talep ile  gerçekleşebilecek bazı şartları vardır. Millet olabilmenin ve toplum içinde  mutlu yaşamanın da bazı şartları vardır. Öncelikle çalışmak&#8230; Evrensel ahlâk  değerlerine sâhip olmak&#8230; </font></normal></font></dt>
</dl>
<dl>
<dt>
</dt>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Millî kültürümüz, Akif’e göre,  mâhiyyet-i millîmiz, mâzî, hâl ve âtî dönemeçleriyle düşünülmelidir. Buradan  bütün dünya ile entegre olabilecek nesiller yetiştirilmelidir. Hoş görülü,  kendisini ve muhatabını tanıyan, gelişmeleri millî kültürü içine alabilen bir  nesil&#8230; Doğuyu ve batıyı bilen bir nesil. İlimle, teknikle, fenle hem-hâl bir  nesil&#8230;</font></normal> </font></dt>
</dl>
<dl>
<dd>
</dd>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Yukarıdaki tablo, ümitsiz değil,  problemleri tesbit eden bir tablo olarak kabul edilmelidir. Türk vatanının  sahipleri, Türk milletinin evlatları, bizler, gelecek için milletimiz adına çok  büyük ümitler beslemekteyiz.</font></normal> </font></dt>
</dl>
<dl>
<dd>
</dd>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Sözlerimi Mehmet Akif Ersoy’un şu  mısraları ile bitirmek istiyorum:</font></normal></font>  </dt>
<dd>
</dd>
<dt><font size="2"><strong><normal><font face="Verdana">Arkadaş, yurduma düşmanları  uğratma sakın</font></normal></strong></font><br />
<font size="2"><strong><normal><font face="Verdana">Siper et gövdeni dursun bu hayâsızca  akın</font></normal></strong></font><br />
<font size="2"><strong><normal><font face="Verdana">Doğacaktır sana vâdettiği günler  Hakk’ın<o:p></o:p></font></normal></strong> </font><br />
<font size="2"><strong><normal><font face="Verdana">Kim bilir, belki yarın, belki yarından  da yakın</font></normal></strong></font> </dt>
</dl>
<dl>
<dd>
</dd>
<dt><font size="2"><normal><font face="Verdana">Hepinize en derin saygılarımı ve  teşekkürlerimi arz ederim.</font></normal></font></dt>
<dt>
</dt>
<dt>
</dt>
<dt>
<p align="right"><strong><font face="Verdana" size="2">Yrd. Doç. Dr. Mehmet Önal</font></strong></p>
</dt>
<dt>
<p align="right"><font size="2"><normal><normal><font face="Verdana">G.Ü. Fen Ed.  Fak. Türk Dili ve Ed. Bl.</font></normal></normal></font></p>
</dt>
</dl>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.mehmedakifersoy.com/mehmed-akif-ve-cagdas-bilim" title="Mehmed Akif ve Çağdaş Bilim (21 Ocak 2008)">Mehmed Akif ve Çağdaş Bilim</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.mehmedakifersoy.com/iste-osymnin-carpik-zihniyeti" title="İşte ÖSYM&#8217;nin çarpık zihniyeti (09 Mayıs 2009)">İşte ÖSYM&#8217;nin çarpık zihniyeti</a> (2)</li>
	<li><a href="http://www.mehmedakifersoy.com/bilinmeyen-yonleriyle-mehmet-akif-ersoy" title="Bilinmeyen Yönleriyle Mehmet Akif Ersoy (21 Ocak 2008)">Bilinmeyen Yönleriyle Mehmet Akif Ersoy</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmedakifersoy.com/yeni-yuzyilin-isiginda-mehmet-akif-ersoy/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
